HASTALAR İÇİN

Varis ve Tedavisi

Toplardamar hastalıkları
HAZIRLAYAN: Dr. Okan Gürkan
TGRD Üyesi

Varis, toplumda çok sık rastlanan bir sağlık sorunudur. Basitçe ifade etmek gerekirse, varis, genellikle bacaklarda görülen toplardamarların genişlemesidir. Varisler, boyutlarına ve ciddiyetlerine göre farklı şekillerde karşımıza çıkabilir.

1. Varis Türleri:

Bacaklarımızda oluşan varisler, kalınlıklarına göre üçe ayrılır:

  1. Kılcal Damar Varisleri (Örümcek Ağı Damarları): Bunlar saç teli kadar ince, genellikle kırmızı veya mor renkteki damarlardır. Çoğu insanda bulunur ve bir sağlık sorunu yaratmazlar. Tedavileri genellikle kozmetik amaçlı yapılır.
  2. Orta Boy Varisler (Retiküler Varisler): Bunlar koyu yeşil renkte, 2-3 mm çapında, cilt yüzeyinden az miktarda çıkıntı yapabilen damarlardır. Bunlar da hastalık grubuna girmez ve tedavileri kolaydır.
  3. Büyük Varisler (Variköz Venler): Bunlar gerçek hastalık grubuna giren varislerdir. Cilt üzerinden belirgin şekilde çıkıntı yaparlar ve parmak kalınlığına kadar ulaşabilirler.

2. Varis Neden Oluşur?
Varisin temel nedeni, bacak toplardamarındaki kanın kalbe doğru, yani yerçekiminin tersi yönde düzgün bir şekilde gidememesidir.
Kan Dolaşımı Mekanizması:

  • Pompalama: Yürüyüş, koşma gibi hareketler sırasında bacak kaslarımız kasılıp gevşeyerek kanı yukarı doğru iten bir pompa görevi görür.
  • Kapakçıklar: Toplardamarların içinde, kanın yukarı doğru akışını sağlamak ve geri kaçışını (ayağa doğru) engellemek için her 5-10 cm'de bir küçük kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar tek yönlü çalışır.

Zamanla bu kapakçıklarda bozulma meydana gelir. Bu bozulma sonucunda kapakçıklar kanı tutamaz ve kan ters yönde, ayağa doğru geri akmaya başlar. Bu duruma venöz yetmezlik ya da venöz kaçak (reflü) denir.
Geri kaçan ve bacakta biriken kirli kan, damar içindeki basıncı artırır. Yıllar içinde bu basınç artışı, damarların balonlaşmasına ve genişlemesine yol açar; böylece varisler oluşur. Büyük varisler genellikle bacakta bulunan büyük bir yüzeysel damar olan safen toplardamarındaki yetmezliğe bağlı olarak gelişir.

3. Varis Kimlerde Görülür ve Nasıl Teşhis Edilir?
Risk Faktörleri: Yakın akrabalarında varis olanlar, kadınlar (özellikle birden fazla doğum yapmış olanlar), kilolu insanlar ve işi gereği uzun süre ayakta kalan veya oturan kişilerde daha sık görülür.
Tanı Yöntemi:

  • Varisler dışarıdan çıplak gözle görülebilir.
  • Ancak, görünen varislerin altında, hastalığa kaynaklık eden büyük damarda (safen damarı gibi) yetmezlik olup olmadığını anlamak çok önemlidir.
  • Bunun için kullanılan en iyi tanı yöntemi radyoloji uzmanları tarafından yapılan renkli Doppler ultrasondur. Bu inceleme mutlaka ayakta yapılmalıdır.

4. Varis Belirtileri ve Yanılgılar
Varis, bazı kişilerde hiç şikayet yaratmazken, bazılarında günlük yaşamı zorlaştıran belirtilere yol açabilir.
Yaygın Belirtiler: Bacaklarda ağrı, yorgunluk, ağırlık hissi, yanma veya sıcaklık hissi, özellikle gece olan bacak krampları, huzursuzluk ve varisli bölgelerde kaşıntı en temel şikayetlerdir. Gözle görülen belirtiler ise ayak bileği bölgesinde şişlik (ödem) ve uzun dönemde kahverengi renk değişikliğidir.

Önemli Yanılgılar ve İpuçları:

  • Kalple İlişkisi: Bacak varisinin kalp hastalığı ile herhangi bir ilgisi yoktur.
  • Pıhtı Atma Riski: Varislerden (yüzeyel damarlar) pıhtı atma olayı ve bu pıhtının akciğere gitmesi son derece düşüktür. Ancak derin venlerde pıhtılaşma şüphesi varsa doktora başvurulmalıdır.
  • Sıcak Ortamlar (Kaplıca, Sauna): Bu tür sıcak ortamlar varislerin normalden fazla genişlemesine yol açarak şikayetleri artırır. Bu ortamlardan kaçınılmalıdır.
  • Egzersiz: Varis hastası spor yapabilir. Yürüyüş, bisiklet ve yüzme gibi bacak kaslarını güçlendiren ve kan dolaşımını hızlandıran sporlar şikayetleri azaltır. Ancak halter, maraton gibi zorlayıcı sporlardan kaçınılmalıdır.
  • İlaçlar ve Çoraplar: Kullanılan varis çorapları ve ilaçlar şikayetleri azaltır ve hastalığı yavaşlatır, ancak varis hastalığını ortadan kaldırmazlar.

5. Varis Tedavisi Yöntemleri
Günümüzde bacak varisi, ameliyat gerektirmeyen yöntemlerle kesin ve tamamen tedavi edilebilir. Tedavi, varisin türüne göre planlanır:
Kılcal ve Orta Boy Varis Tedavisi
Bu varisler genellikle hastalık değil, kozmetik sorunlardır ve kapak yetmezliği olmaksızın tek başlarına bulunabilirler.

  • Kılcal Varisler: En etkili tedavi, skleroterapi denen yöntemdir. Çok ince iğnelerle damarlara girilerek damarı kurutacak bir ilaç verilir. Deriden lazer veya radyofrekans da kullanılabilir.
  • Orta Boy Varisler: En iyi tedavi köpük skleroterapidir (ilaç köpük haline getirilerek uygulanır).

Önemli Not: Köpük tedavisi sadece kılcal varislerde yüksek başarıya sahiptir. Eğer altta yatan büyük damar yetmezliği varsa, tek başına köpük tedavisinin yeterli olma ihtimali düşüktür.

Büyük Varis Tedavisi (Hastalık Olan Varisler)
Büyük varislerde asıl amaç, varise yol açan ve kan kaçağına neden olan ana damarı (safen toplardamarı) kapatmaktır. Bu kapatma işlemi varislerin tekrar oluşmasını engeller.
Kullanılan ameliyatsız yöntemler şunlardır:

  1. Lazer Ablasyon (EVLA)
  2. Radyofrekans (RF) Ablasyon
  3. Doku Yapıştırıcısı (Yapışkan) Uygulaması

Bu damar kapatıldıktan sonra, ciltten görünen büyük, kıvrıntılı varisler genellikle aynı seansta köpük tedavisi veya flebektomi (varislerin minik cerrahi yöntemle çıkarılma) ile ortadan kaldırılır.

6. Girişimsel Tedaviler Nasıl Uygulanır? (Ameliyatsız Yöntemler)
Radyofrekans veya Lazer gibi damar içi termal tedaviler, poliklinik ortamında, genel anestezi gerektirmeden yapılan emniyetli yöntemlerdir.

İşlem Aşamaları (Radyofrekans Örneği):

  1. Hazırlık: Hastanın özel bir hazırlık yapması gerekmez. Bacak antiseptik (batikon) ile temizlenir.
  2. Giriş: Hastalıklı damara, ultrason cihazı rehberliğinde, çevresi uyuşturulduktan sonra ince bir iğne ile girilir.
  3. Anestezi: Damarın çevresindeki dokuyu korumak ve işlemin başarılı olmasını sağlamak için damarın etrafına lokal anestezi yapılır.
  4. Damarı Kapatma: İnce bir boru (kateter) damarın içine ilerletilir. Kateter geri çekilirken, damar ısıtılarak kapatılır (Örneğin, RF'te her 7 cm'ye 20 saniye ısı verilir).
  5. Ağrısızlık: Bu işlemler sırasında hastaya genellikle damardan ağrı kesici ve rahatlatıcı ilaçlar (sedasyon ve analjezi) verilir. Bu sayede tedavi tamamen ağrısızdır.
  6. Süre: Isıtma işlemi yaklaşık 10-15 dakika, tüm işlem (hazırlık dahil) yaklaşık yarım saat sürer.

İşlem Sonrası Dönem:
Tedaviden hemen sonra yüksek basınçlı varis çorabı giydirilir ve bu çorabın hastanın durumuna göre bir hafta ile 15 gün arasında kullanılması gerekir. Hasta hızla günlük yaşantısına dönebilir. Tedavinin başarısını artırmak için hasta her gün en az 30 dakika yürümelidir. İlk hafta 5 kilonun üzerinde ağırlık kaldırmamalı ve 2 saatten fazla ayakta veya sabit oturarak kalmamalıdır.

7. Tedavi Sonrası Endişeler ve Riskler
Hastaların tedaviye dair bazı yanlış inançları bulunmaktadır.

 Yanılgı     Gerçek
Tedaviden Sonra Varisler Çoğalır. Yanlış bilgidir. Yeterli tedavi yapılırsa, tedavi edilen varisler tamamen ortadan kalkar. Ancak, kalıtsal faktörler veya kilo alma gibi risk faktörleri devam ettiği için, zamanla başka damarlarda yeni varisler gelişebilir.
Ameliyatsız Varis Tedavisi Olanlar Bypass Olamaz. Bu yanlış bir düşüncedir. Hastalıklı damar kapatılsa bile, cerrahlar bypass için sağlam olan damarları açık bırakır veya karşı bacaktaki damarı, göğüsteki damarları ya da koldaki damarları kullanabilirler.
Tedavi Ağrılı ve Tehlikelidir. Yanlış. Büyük varis tedavisinde kullanılan damardan ilaçlar (sedasyon) genel anestezi (narkoz) değildir. Bu, çok daha emniyetli bir yöntemdir ve tedavi tamamen ağrısızdır.


Sonuç olarak varisler, radyoloji uzmanının yaptığı ayrıntılı doppler ultrason ile tanısının konmasının ardından, girişimsel radyoloji tarafından ameliyat gerektirmeyen yöntemlerle kesin ve tamamen tedavi edilebilir.