HASTALAR İÇİN

Periferik Damar Hastalığı Nedir? Tedavi Seçenekleri

Atardamar tıkanmaları
HAZIRLAYAN: Dr. Cemil Oktay
TGRD Üyesi

Bacak Damar Tıkanıklığı (Periferik Arter Hastalığı) Nedir?

Bacak damar tıkanıklığı, tıpta periferik arter hastalığı (PAH) olarak adlandırılır. Kalp ve beyin damarlarında görülen damar sertliği (ateroskleroz) sürecinin bacak damarlarında meydana gelmesidir. Damarın daralması veya tıkanması nedeniyle bacaklara yeterli kan ulaşamaz ve bacaklarda ağrı, yürüme kısıtlılığı gibi belirtilere yol açar.
Bacak damar tıkanıklığı, erken dönemde fark edilirse kontrol altına alınabilen ve tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedavi edilmediğinde ise bacaklarda iyileşmeyen yaralara, ciddi enfeksiyonlara ve hatta ampütasyona (bacak kesilmesine) yol açabilir.

-Belirtiler Nelerdir?
Bacak damar tıkanıklığı yavaş ilerler ve erken dönemde fark edilmeyebilir. Ancak damar daraldıkça şu belirtiler ortaya çıkar:

  • Yürürken baldırda ağrı: En tipik belirtidir. Kişi yürürken baldırında kramp şeklinde ağrı hisseder ve bu ağrı durunca/dinlenince geçer. Buna tıpta “kladikasyo” denir.
  • Bacaklarda soğukluk veya solukluk
  • Ayak parmaklarında, topukta ya da bacakta iyileşmeyen yaralar
  • Kılların dökülmesi, tırnaklarda yavaş uzama
  • İleri dönemde istirahatte bile ağrı
  • Ani gelişen şiddetli ağrı, morarma, soğukluk › Bu durum acil tıkanmaya işaret eder ve hayatı tehdit edebilir.

-Tanı Nasıl Konulur?
Bacak damar tıkanıklığı şüphesinde, fizik muayeneye ek kullanılan tanı yöntemleri:

  • Doppler (renkli) ultrason ile damarların kan akışı incelenir
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) veya MR anjiyografisi ile damarlardaki daralma ve tıkanıklıklar detaylı gösterilir
  • Klasik anjiyografi ise hem tanı koymak hem de tedavi etmek amacıyla kullanılır

-Girişimsel Radyoloji ile Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Bacak damar tıkanıklığında uygulanan işlemler, kasıktan veya el bileğinden iğne deliğinden girilen ince kateterler (borucuklar) ve özel teller yardımıyla anjiografi ile yapılır. İşlemler genel olarak ağrılı değildir ve lokal anestezi altında yapılır. Lüzum halinde hastalardaki korku ve endişeyi azaltmak için damar içinden ilaç verilerek rahatlatma sağlanır. Hastalar işlem sonrası genellikle aynı gün ayağa kalkabilir ve kısa sürede taburcu edilir. Hastalar taburculuk sonrası günlük yaşamlarına dönerler.

Uyguladığımız başlıca tedavi yöntemleri:

  1. Balon Anjiyoplasti
    Tıkalı damara balon gönderilip şişirilmesi ile damarın açılması işlemidir.
  2. Stent Uygulaması
    Açılan damarın yeniden tıkanmaması için ihtiyaç halinde damarın içine ince metal kafes (stent) yerleştirilir.
  3. Pıhtı Çözme (Tromboliz) ve Pıhtı Alma (Trombektomi)
    Ani tıkanmalarda pıhtı özel kateterlerle eritilebilir veya mekanik olarak çıkarılabilir.
  4. Aterektomi
    Damar içindeki kireçlenmiş plaklar özel cihazlarla temizlenebilir.

Girişimsel radyolojide kullanılan yöntemler sayesinde bu hastalık, açık ameliyata gerek kalmadan, damar içinden yapılan işlemlerle iğne deliğinden tedavi edilebilmektedir.

-Tedavi Sonrası Yapılması Gerekenler Nelerdir?
İşlem sonrası tedavi için seçilen tedavi yöntemine göre kan sulandırıcı ilaç kullanım gerekliliği vardır. Ayrıca hastaların yaşam tarzında bazı değişiklikler yapması önemlidir. Sigaranın bırakılması en önemli adımdır, düzenli yürüyüş egzersizi, sağlıklı ve dengeli beslenme, tansiyon, şeker ve kolesterolün kontrol altında tutulması ve süreçte düzenli doktor kontrolleri önemlidir.

-Tedavi riskleri nelerdir?
Girişimsel radyoloji yöntemleri genellikle minimal invaziv ve güvenli yaklaşımlar olsa da her tıbbi işlemde olduğu gibi bazı komplikasyon riski bulunmaktadır. Bu komplikasyonlar, işlem türüne, hastanın genel sağlık durumuna ve damar anatomisine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

  • Kanama ve Hematom: İşlem yapılan bölgedeki damarların zedelenmesi sonucu, kasık bölgesinde morluklar veya nadiren psödoanevrizma (yalancı damar baloncuğu) gelişebilir. Bu durum, %1–5 oranında raporlanmaktadır.
  • Kontrast Ajanına Bağlı Böbrek Hasarı: İşlem sırasında kullanılan kontrast maddelerin böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilmesi nedeniyle, böbrek fonksiyonları izlenmelidir. Risk, özellikle mevcut böbrek hastalığı olan hastalarda daha yüksektir.
  • Distal Embolizasyon: İşlem sırasında kopan pıhtı veya damar duvarı parçalarının daha uç (distal) bölgelere taşınması (emboli) sonucu, ayak parmaklarında morarma veya doku kaybı görülebilir.
  • Restenoz (Tekrar Darlık): İşlem sonrası damar açıklığının yeniden daralması, özellikle hangi damara tedavi uygulandığı ile ilgilidir. Damar çapı azaldıkça bu risk artmaktadır.
  • Damar Diseksiyonu ve Perforasyonu: Damarın iç yüzeyinin yırtılması veya delinmesi, özellikle kalsifik (kireçlenmiş) plakların bulunduğu bölgelerde daha sık görülür. Bu durum, %1–5 oranında raporlanmaktadır.

Bu komplikasyonların çoğu, uygun hasta seçimi, deneyimli bir ekip ve doğru tekniklerle minimize edilebilir. İşlem öncesi, sırası ve sonrasında alınacak önlemlerle komplikasyon riski azaltılabilir.