HASTALAR İÇİN

Mezenter Arter Tıkanıklığı

Atardamar tıkanmaları
HAZIRLAYAN: Dr. Demet Gündüz
TGRD Üyesi

Mezenter arter Tıkanıklığı Nedir?
Bu durum, bağırsakları besleyen ana atardamarların (mezenter arterler) daralması veya tamamen tıkanması anlamına gelir. Tıpkı kalbi besleyen damarların tıkanmasının kalp krizine yol açması gibi, bağırsakları besleyen bu damarların tıkanması da bağırsağın kansız kalmasına ve hasar görmesine neden olur. Yeterli kan ve oksijen alamayan bağırsak dokusu bir süre sonra ölmeye (gangrene gitmeye) başlar. Bu durum, acil ve hayati tehlike taşıyan bir hastalıktır.

Neden Oluşur?
Tıkanıklığın temel nedeni, bağırsaklara giden kan akışının kesilmesidir. Üç ana nedeni vardır:

  • Pıhtı Atması (Emboli): En sık görülen nedendir. Vücudun başka bir yerinde (genellikle kalpteki ritim bozuklukları veya kalp krizi sonrası oluşan) bir kan pıhtısı kopar, kan dolaşımına karışır ve bağırsak atardamarına gelerek damarı aniden tıkar.
  • Damar Sertliği (Ateroskleroz) ve Pıhtı Oluşumu (Tromboz): Zamanla damar duvarlarında yağ ve kireç birikimi (damar sertliği) oluşur. Bu daralmış damar üzerinde aniden bir pıhtı gelişir ve damarı tamamen kapatır. Bu durum genellikle uzun süredir devam eden daralmanın son aşamasıdır.
  • Dolaşım Yetersizliği (Tıkayıcı Olmayan İskemi): Damar tıkanık olmasa bile, kalbin pompalama gücünün çok düşmesi (şok, kalp yetmezliği) veya bazı ilaçlar nedeniyle bağırsak damarları büzüşerek (spazm) yeterince kan gitmemesi durumudur.

Kimlerde Sık Görülür?
Bu hastalık genellikle altta yatan başka damar veya kalp sorunları olan kişilerde daha yaygındır:

  • İleri Yaş: Damar sertliği riski yaşla birlikte artar.
  • Kalp Hastalıkları Olanlar: Özellikle Atriyal Fibrilasyon (kalpte ritim bozukluğu) olanlar, çünkü kalp içinde pıhtı oluşma riski yüksektir.
  • Damar Sertliği Olanlar: Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, şeker hastalığı (diyabet) ve sigara kullananlar.
  • Geçmişte Damar Tıkanıklığı Yaşayanlar: Daha önce kalp krizi, inme (felç) veya bacak damar tıkanıklığı geçirmiş olanlar.
  • Pıhtılaşma Eğilimi Olanlar: Kanın normalden daha kolay pıhtılaşmasına neden olan genetik veya sonradan gelişen bazı kan hastalıkları olan kişiler.

Nasıl Bulgular Verir?
Hastalık, aniden ve çok şiddetli belirtilerle ortaya çıkabilir (Akut) veya sinsice ilerleyebilir (Kronik).

Ani Başlayan (Akut) Belirtiler (En Tehlikelisi):

  • Şiddetli Karın Ağrısı: Genellikle göbek çevresinde hissedilen, ani başlayan ve dayanılması çok güç olan bir ağrıdır. Bu ağrıya doktor muayenesinde karında belirgin bir hassasiyet veya gerginlik olmayabilir (bu duruma "muayene bulgularıyla orantısız ağrı" denir, çok tipiktir).
  • Bulantı ve Kusma.
  • İshal, Kanlı Dışkılama.

Uzun Süreli (Kronik) Belirtiler:

  • Yemek Sonrası Karın Ağrısı (İntestinal Anjina): Yemek yedikten 15 dakika ile 1 saat sonra başlayan ve saatlerce sürebilen karın ağrısı. Bağırsakların sindirim için daha fazla kana ihtiyacı varken, daralmış damarlar bu ihtiyacı karşılayamaz.
  • Yemek Yeme Korkusu ve Kilo Kaybı: Hasta ağrı çekmemek için az yemeye başlar ve buna bağlı belirgin kilo kaybı yaşanır.

Hastalık Neden Önemlidir?
Mezenter arter tıkanıklığı, tedavi edilmezse bağırsak gangrenine (doku ölümü) yol açar. Ölen bağırsak delinir (perforasyon) ve bağırsak içeriği karın boşluğuna yayılır, bu da karın zarı iltihabına (peritonit) ve tüm vücuda yayılan ağır bir enfeksiyona (sepsis) neden olur. Hastalığın ölüm oranı (%50-70 civarında) oldukça yüksektir, bu yüzden hızlı tanı ve tedavi hayat kurtarıcıdır.

Hangi Durumlarda Daha Acildir?
Hastalık ani (akut) başladığında her zaman acildir, ancak özellikle aşağıdaki belirtiler varsa durum kritikleşmiş demektir:

  • Ani Başlayan, Şiddetli ve Geçmeyen Karın Ağrısı.
  • Kanlı İshal veya Dışkıda Kan Görülmesi.
  • Karında Sertlik ve Hassasiyet: Bu durum, bağırsağın ölmeye başladığını ve karın zarı iltihabının geliştiğini gösterir.
  • Şok Belirtileri: Tansiyon düşüklüğü, hızlı nabız, bilinç bulanıklığı, soğuk terleme.

Bu belirtilerin herhangi biri varsa, derhal en yakın acil servise başvurulması gerekir.

Nasıl Tedavi Edilir?
Tedavi, tıkanıklığın ne kadar süredir devam ettiğine ve bağırsağın durumuna göre değişir:

  1. İlaç Tedavisi: Erken aşamada, kan sulandırıcılar verilerek pıhtının büyümesi engellenir ve damar spazmını çözen ilaçlarla kan akışını artırmaya çalışılır.
  2. Anjiyo ile Tedavi (Endovasküler Tedavi): Eğer bağırsakta henüz geri dönüşümsüz hasar oluşmamışsa, kasıktan veya bilekten girilerek ince bir kateter yardımıyla tıkalı damara ulaşılır.
    • Balon Anjiyoplasti: Damar bir balonla şişirilerek daralan yer açılır.
    • Stent Takılması: Açılan yeri kalıcı olarak açık tutmak için damar içine metal bir kafes (stent) yerleştirilir.
    • Pıhtı Eritme (Tromboliz): Tıkanıklığa neden olan pıhtıyı eritici ilaçlar damar içine verilebilir.
  3. Açık Cerrahi Ameliyat: Bağırsağın tamamen öldüğü (gangren) durumlarda veya anjiyonun yapılamadığı/başarılı olmadığı vakalarda cerrahi müdahale gerekir. Bu ameliyatta:
    • Tıkalı bölgedeki pıhtı çıkarılır (Embolektomi).
    • Geri dönüşümsüz hasar görmüş, ölü bağırsak kısmı kesilip çıkarılır.
    • Bypass ameliyatı ile tıkalı damarın ilerisine kan taşıyacak yeni bir damar yolu yapılır.

Anjiyo ile Tedavi Zor Mudur?
Anjiyo, genel anestezi gerektirmeyen, lokal uyuşturma ile yapılan bir işlemdir. Açık ameliyata göre daha az travmatik ve hastanede kalış süresi daha kısa olan bir yöntemdir. Ancak, mezenter arterler ince ve kıvrımlı olabildiği için, damarı bulmak ve tıkalı bölgeyi geçmek teknik olarak zorlayıcı olabilir. Özellikle pıhtının yeni olduğu ve damar sertliğinin olmadığı durumlarda başarı şansı daha yüksektir. Hastanın genel durumu kritikse (tansiyonu çok düşükse vb.), anjiyo işlemi de riskli hale gelebilir. Uzmanlık ve deneyim gerektiren bir tedavidir.

Anjiyo Tedavisinin Ne Gibi Riskleri Vardır?
Her girişimsel işlemde olduğu gibi, mezenter anjiyosunun da bazı riskleri bulunur:

  • İşlem Yerinde Sorunlar: Kateterin girdiği yerde kanama, morarma veya damarda hasar oluşması.
  • Böbrek Hasarı: İşlem sırasında kullanılan kontrast madde (boya) böbrekleri geçici olarak yorabilir, özellikle önceden böbrek sorunu olanlarda risk daha yüksektir.
  • Damar Yaralanması: Kateterin ilerlemesi sırasında damar duvarının zedelenmesi veya nadiren delinmesi.
  • Pıhtı Atması: İşlem sırasında yerinden oynayan küçük bir pıhtının başka bir damarı tıkaması.
  • Enfeksiyon veya Alerjik Reaksiyon: Çok nadiren enfeksiyon veya kontrast maddeye karşı alerjik reaksiyon gelişebilir.
  • Tekrar Daralma (Restenoz): Tedavi edilen damarın, bir süre sonra yeniden daralması veya tıkanması riski vardır.