HASTALAR İÇİN

Kol Damar Tıkanıklığı

Atardamar tıkanmaları
HAZIRLAYAN: Dr. Demet Gündüz
TGRD Üyesi

Kol Damar Tıkanıklığı Nedir?
Vücudumuzdaki atardamar dediğimiz kan damarları, can suyumuz olan kanı kalp ve beyin başta olmak üzere tüm organlarımıza taşıyan hayati yollardır. Kol damarları da bu yolların bir parçasıdır ve kollarımızın ihtiyacı olan oksijenli kanı taşır. Kol damar tıkanıklığı, bu önemli damarlardan bir veya birkaçının daralması ya da tamamen kapanması, pıhtı ile dolması durumudur.

Kol damar tıkanıklığı neden oluşur?
Bunu en basit haliyle bir su borusunun içinde zamanla tortu birikmesine benzetebiliriz. Tıkanıklığın en büyük sorumlusu genellikle damar sertliği (ateroskleroz) dediğimiz durumdur. Bu, damarların iç duvarlarında kolesterol, yağ ve kireç gibi maddelerin birikerek sert ve dar plaklar oluşturmasıdır. Zamanla plak üzerine pıhtı da yerleşerek darlığı arttırabilir ya da aniden damarın akışını tümden kesebilir.
Bu tıkanıklıklar genellikle köprücük kemiğinin altındaki ana damarda (subklavyen damar) daha sık görülür.

Kimlerde sık görülür?
Sigara kullananlarda, yaşı ilerlemiş kişilerde, şeker hastalarında, tansiyonu ve kolesterolü yüksek kişilerde riski daha fazladır. Kısaca damar yaşlanması ve sertleşmesi olarak bilinen ateroskleroz riskini arttıran her durumda hastalık riski artar.

Hastalık ne tür yakınma oluşturur?
Tıkanıklık derecesine ve yerine göre belirtiler değişebilir. Bazen hiçbir belirti vermezken, bazen de aşağıdaki gibi işaretlerle kendini gösterebilir:

  • Kolda Farklılıklar:İki kol arasında tansiyon farkı: Eğer bir koldan diğerine göre belirgin derecede düşük tansiyon ölçülüyorsa, bu bir ipucu olabilir.
  • Soğukluk ve Renk Değişimi: Etkilenen kolda veya elde sürekli soğukluk, solukluk ya da morarma hissedilebilir.
  • Nabız Zayıflığı: Koldaki nabzın zor alınması veya alınamaması.
  • Yara ve İyileşme Sorunları: El ve kollardaki küçük kesiklerin veya yaraların geç iyileşmesi.
  • Kıl Azalması: Etkilenen kolda veya elde tüy dökülmesi ya da tırnakların yavaş uzaması.
  • Ağrı ve Kuvvet Kaybı: Özellikle kolu kullandığınızda kolda yorgunluk, ağrı veya hafif bir güçsüzlük hissetmek.
  • Beyinle İlgili Tehlikeli Durumlar (Çok Önemli!):

Kol damarları sadece kola kan götürmez, aynı zamanda beyinciğe kan götüren damarlarla da bağlantılıdır ve buna halk arasında "Şah Damarı Çalma Sendromu" denir.
Bu bölgede bir tıkanıklık olursa, beyin yeterince beslenemeyebilir ve şu belirtiler ortaya çıkabilir: Baş dönmesi, denge kaybı, bulanık görme, konuşma bozukluğu veya geçici güç kaybı. Bu belirtiler ortaya çıkarsa derhal tıbbi yardım alınmalıdır!…

Bu hastalık neden önemlidir?
Bu tıkanıklık meselesi, basit bir kol ağrısından çok daha fazlasını ifade edebilir. Tıkanan damar, kolunuzun ve elinizin ihtiyacı olan hayati yakıtı (yani oksijenli kanı) oraya ulaştıramaz. Boru hattı tıkandığı için, kolunuz yorulur, ağrır ve iş yapamaz hale gelir. Üstelik kan akışı azaldığı için eliniz sürekli soğuk, soluk veya güçsüz kalabilir; küçük bir yara bile aylarca iyileşmeyebilir. Yani bu hastalık hem günlük yaşam konforunuzu bozar, hem de kolunuzun sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atar. Tedavi edilmez ve uzun süreli damarınız tıkalı kalırsa parmak el ya da kolunuzda gangren olma ihtimali vardır.
Ama daha da önemlisi, bu tıkanıklık bize vücudun başka yerlerindeki damarlarda da bir problem olabileceğinin önemli bir işaretidir. Kol damarlarınızdaki tıkanıklığa neden olan damar sertliği (ateroskleroz), kalp ve beyin damarlarınızda da aynı şekilde gelişmiş olabilir. Hatta bazı durumlarda bu tıkanıklık, kan akışını çalma yoluyla beyninize giden kanı bile azaltabilir ve bu da baş dönmesi, denge kaybı veya geçici görme problemleri gibi tehlikeli durumları tetikleyebilir. Bu yüzden kol damar tıkanıklığı sadece kolun değil, tüm vücudun damar sağlığı için bir alarm zili olarak görülmeli ve ciddiye alınmalıdır.

Kolda ani gelişen nabızsızlık ve ağrı olursa ne yapmak gerekir?
Vakit kaybetmeden ambulans çağırın veya sizi en yakın hastanenin acil servisine götürmelerini sağlayın. Bu, dakikaların bile önemli olduğu, uzuv kaybına yol açabilecek bir durumdur. Sakin Kalmaya Çalışın: Stres yapmamak önemlidir. Hastane yolunda dikkatinizi başka yere vermeye çalışın.Kolu Rahat Bırakın: Ağrıyan ve nabzı alınamayan kolu kalbinizden daha aşağıda veya yukarıda tutmayın. Kolu hareket ettirmeyin ve üzerine baskı yapmayın. Rahat ve dinlenir bir pozisyonda tutun.Isıtıcı Kullanmayın: Kolu sıcak tutmak için sıcak su torbası, battaniye veya ısıtıcı gibi şeyler kullanmayın. Bu, damarlarda istenmeyen reaksiyonlara neden olabilir. Kolun sadece oda sıcaklığında kalması yeterlidir. Hastanede doktorlar hızlıca damar açıcı ve-veya pıhtı eritici tedavilere başlamak zorundadırlar.

Kol damar tıkanıklığı nasıl tedavi edilir?
1. İlaçlarla Takip ve Koruma (Hafif Durumlar ve Önleyici Tedavi)
Eğer tıkanıklık çok ciddi değilse, kola giden kan akışı çevredeki diğer damarlar sayesinde bir şekilde sağlanıyorsa ve çok şiddetli şikayetleriniz yoksa, doktorunuz öncelikle ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri önerecektir:

  • Kanı Sulandırmak: Doktorlar genellikle pıhtı oluşumunu önlemek için kan sulandırıcı (aspirin gibi) ilaçlar verir. Bu ilaçlar, damarlarda yeni pıhtıların oluşmasını engelleyerek tıkanıklığın ilerlemesini yavaşlatır.
  • Kolesterol ve Tansiyonu Düşürmek: Damar tıkanıklığının ana nedeni damar sertliği (plak birikimi) olduğu için, kolesterol düşürücü (statinler) ve tansiyon düşürücü ilaçlar kullanılarak plakların büyümesi durdurulmaya çalışılır.
  • Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Bu, tedavinin en önemli kısmıdır. Sigarayı bırakmak şarttır, çünkü sigara damarları en çok daraltan etkendir. Ayrıca düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü de tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.

2. Tıkanıklığı Açma Yöntemleri (Girişimsel Tedaviler)
Tıkanıklık ilerlemişse, kolunuz ağrıyorsa, güçsüzlük yapıyorsa veya beyninize giden kanı etkiliyorsa (çalma sendromu), doktorlar tıkalı damarı fiziksel olarak açmak için iki temel yöntemden birini kullanır:
A) Anjiyo ve Stent Yöntemi (Balonla Genişletme)
Bu, genellikle ilk tercih edilen ve cerrahiye göre daha kolay bir yöntemdir:

  • Nasıl Yapılır? Kasıktan, kol bileğinden veya el bileğinden çok ince bir boru (kateter) ile damarın içine girilir. Bu boru, röntgen cihazı rehberliğinde tıkalı bölgeye kadar ilerletilir.
  • Balon Şişirme: Tıkanıklığın olduğu yere ucunda sönük bir balon bulunan özel bir tel gönderilir. Balon şişirilerek daralmış damar içeriden ezilir ve damar yolu açılır. (Buna Anjiyoplasti denir.)
  • Stent Takılması: Damarın tekrar daralmasını engellemek için, açılan yere kafes şeklinde ince bir tel boru (buna stent denir) yerleştirilir. Bu stent, damarı içeriden açık tutan kalıcı bir destek görevi görür.
  • Pıhtı eritici ilaç verme ve pıhtıyı mekanik olarak damardan alma: Tıkanıklık sebebi pıhtı atması ya da uzun süredir olan darlığın aniden pıhtı ile tıkanmasıysa bu iki işlemden biri ya da birlikte kullanılabilir. İnce borularla ilaç verilerk ya da bazı özel cihazlarla pıhtı damardan uzaklaştırılarak işlem yapılabilir.

B) Bypass Ameliyatı (Yeni Yol Yapma)
Eğer tıkanıklık çok uzunsa, çok sertleşmişse veya anjiyo yöntemiyle açılamıyorsa, açık ameliyat yapılır:

  • Nasıl Yapılır? Tıkanan damarın öncesi ve sonrası arasına, kanın akabileceği yeni bir yol (köprü) yapılır. Bu yeni yol (bypass) genellikle hastanın kendi vücudundan alınan bir damar parçası (örneğin bacaktan alınan toplardamar) veya yapay bir damar kullanılarak oluşturulur.
  • Sonuç: Bu yeni yol sayesinde kan, tıkalı bölgeyi atlayarak kolun alt kısımlarına rahatça ulaşır ve kolun beslenmesi sağlanmış olur.

Anjiyo ya da endovasküler tedavi zor bir işlem midir?
Endovasküler tedavi genel olarak ağrısız ya da çok az ağrı yapabilen bir işlemdir. Genellikle hastalara basit sedasyon (rahatlatma ve ağrı kesme için damardan ilaç verme) uygulanarak tamamen ağrısı z yapılabilir. Bu esnada aynı yöntem hastayı tamamen uyutabilir. Bu işlem genel anestezi yani narkoz değildir. Daha kolay ve riskleri daha az olan bir anestezi yöntemidir.

Bu işlemin riskleri nelerdir?
İşlem riskleri son derece az olup oldukça güvenilir bir yöntemdir. Ancak pıhtı eritici ilaç verilirse (he hastaya verilmesi gerekmez) verilen ilacın dozuyla orantılı olarak kanama yapabilir. Ciddi kanama hastaların yaklaşık %3’ünde bildirilmiştir. İlaç dozu azaltılırsa risk daha da az olur.
Bir kısım pıhtının eldeki daha küçük atardamarlara atması mümkündür ama bu da son derece seyrektir.
Bunun dışında girim yerine kanama olabilir
Stent yerleştirilirse stentin tekrar tıkanması mümkündür.
Tedavi sonrası damar açıldıktan sonraki günlerde de damarın tekrar tıkanması mümkündür Bunu engellemenin en önemli yolu tedaviyi olabildiğince erken yapmak (pıhtının temizlenmesi daha kolaydır) ve tedavi sonrası kan sulandırıcı ilacı devam ettirmektir. Bununla beraber ek hastalıkların tedavisi sigarayı bırakmak yaşam tarzı değişiklikleri tekrar riskini ciddi oranda azltır. Ama bunlara rağmen tekrar tıkanma görülebilir, çoklu işlem gerekebilir.