Vücudumuzda atardamarlar ile toplardamarlar arasında dokulardaki oksijen ve besin değişiminin olduğu küçük çaplı kapiller (kılcal damarlar) damarlardaki anormalliklerdir. Bu anormallikler deri yüzeyindeki kılcal damarların doğuştan genişlemesiyle oluşur. Hastada doğumda bulunur.
Özellikleri Nelerdir?
Kapiller malformasyon, kanser ( ölümcül ) olmayan ciltteki damar hasarlarıdır. Ciltte izole pembe-kırmızı ya da mor renkli olarak görülürler. Halk arasında “doğum lekesi” veya “şarap lekesi” şeklinde adlandırılır. Bu ciltteki lekelerin rengi hastanın yaşı ilerledikçe zamanla koyulaşabilir, kalınlaşabilir ve sonrasında kanayan şişlikler haline gelebilir. Ancak zamanla bu hastalık bölgesinde küçülme de izlenebilir. Çoğunlukla yüzde olmakla birlikte vücudun her bölgesinde izlenebilir. Hastalarda kozmetik ( estetik ) ve psikolojik sorun oluşturabilir. Anomaliler ( Sturge - Weber sendromu, Klippel - Trenaunay sendromu, Parkes Weber sendromu ve CLOVES sendromu vb. gibi ) ile birlikteği sıktır. Bu neden ile kapiller malformasyon tespit edilen hastalarda bu anomaliler araştırılmalıdır.
Teşhisi Nasıl Olmalı? Görüntüleme Yöntemlerine İhtiyaç Var mıdır?
Kapiller malformasyon tanısı klinik öykü ve fizik muayene bulguları ile kolaylıkla tanı konulabilir. Bu neden ile bu hastalığın tanısı radyolojik görüntüleme yöntemlerine gerek yoktur. Ancak bu hastalıkta anomalilerle, sendromlarla, birlikteliği sık olması nedeni ile anomalileri araştırmak amaçlı görüntüleme yöntemlerine başvurulmalıdır. Bu sendromları ortaya çıkarmak için ultrason, renkli doppler ultrason, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans ( MR ( emar ) ), dijital substraksiyon anjiografi ( DSA; anjio, damar görüntüleme ) vb. görüntülemelerden yararlanabilir. Mesela; yüzde kapiller malformasyonu ve nörolojik yakınmaları olan bir hastada Sturge - Weber sendromu düşünülmelidir. Bu yöndeki incelemelerde hastada beyin bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans ( MR ( emar ) görüntülemeleri gerekebilir.
Kapiller malformasyonlara, anomalilerde veya sendromlarda diğer vasküler malformasyonların sıklıkla eşlik etmesi nedeniyle doğru tanı için girişimsel radyoloji polikliniğine başvurulmalı ve her zaman girişimsel radyologlardan destek alınmalıdır.
Tedavi Edilmeli midir?
Kapiller malformasyonun tedavi edilmemesi durumunda hastada zamanla ciddi kozmetik ve psikolojik sorunlara neden olabilir. Bu durumun en büyük nedeni hastadaki yüzdeki şekil bozukluğu ve yüzdeki renkli görünüm olabilir. Bu nedenle hastalıklı cilt bölgeleri tedavi edilmelidir. Bu amaç ile öncelikli, en çok kullanılan ve etkili olan yöntem lazer tedavisidir. Lazer tedavisi kesi olmadan dıştan uygulanan bir ışık tedavisidir. Lazer ile çevre dokulara zarar vermeden hastalıklı cilt bölgelerindeki damar kapatılır. Bu işlem seanslar halinde yapılır. Erken küçük yaşta başlanırsa sonuçları daha iyi olabilir. Lazer tedavisinde büyük ölçüde sıklıkla düzelme olur. Ancak lazer tedavisi ile kontrol edilemeyen, kanayan, çok kalınlaşan ya da nodüler hale gelen kapiller malformasyonlarda cerrahi ( ameliyat ) uygulanabilir.
Tedavide Girişimsel Radyologlara İhtiyaç Var mıdır?
Kapiller malformasyonun ilk tedavi yaklaşımında girişimsel radyologlar ön planda bulunamayabilir. Ancak bu hastalığın diğer vasküler malformasyonlarla ( kapiller - venöz malformasyon, kapiller - lenfatik malformasyon, kapiller - lenfatik - venöz malformasyon, kapiller - lenfatik - arteriyovenöz malformasyon vb. şeklinde ) sık birlikteliği nedeniyle tedavi için mutlaka girişimsel radyoloji polikliniğine başvurulmalı ve girişimsel radyologlardan kesin destek alınmalıdır.