MEME KİTLESİ NEDİR?
Meme kitleleri çoğu zaman hastanın kendi kendine muayenesi ile veya doktor muayenesi ile tespit edilir. Kendi kendine muayenede memede kitle tespit edilmesi durumunda en yakın aile sağlığı merkezine veya genel cerrahi birimine başvurmak gerekmektedir. Gerekli muayeneler yapıldıktan sonra kitlenin varlığı ve yapısı açısından ilk basamak çoğu zaman radyolojik inceleme olacaktır. 40 yaş üzeri hastalarda mamografi ve ultrason, 40 yaş altı hastalarda ultrason çoğu zaman ilk istenecek tetkiktir. Bu tetkiklerde net sonuca varılamadığı durumlarda MR da istenebilmektedir.
Mamografi ve /veya ultrasonda tespit edilen kitleler çoğu zaman Uluslararası Meme Görüntüleme Raporlama ve Data Sistemi olarak bilinen BIRADS sistemine göre raporlanır. BIRADS sistemine göre sınıflamada BIRADS 0: Tetkiklerin tanı koymada yeterli olmadığını ve ek tetkik gerektiğini, BIRADS 1: Tetkiğin normal olduğunu, BIRADS 2: Tetkikte tespit edilen lezyonun iyi huylu olduğunu, BIRADS 3: Tetkikte tespit edilen kitlenin büyük ihtimalle iyi huylu olduğunu, BIRADS 4: Tespit edilen lezyonun şüpheli olduğunu, BIRADS 5: Tespit edilen kitlenin büyük ihtimalle kötü huylu olduğunu tanımlar.
MEME BİOPSİSİ NEDEN YAPILIR?
Meme kanserleri kadınlarda en sık görülen kanser çeşididir ve her 8 kadında bir görüldüğü düşünülmektedir. Biopsi işlemi meme de tespit edilen kitlenin iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığını belirlemek için yapılır. İyi huylu düşünülen lezyonlarda olası enfeksiyon ihtimali veya enfeksiyon kaynağının (bakteri..vb) tespiti için de biopsi yapılabilir. Biopsi yapılmadığında lezyonun yapısı belirlenemediğinden tedavi veya takip aşamaları aksamış olur. Ancak her biopsi de olduğu gibi meme biyopsilerinde de alınan sonuçta çok nadiren de olsa patolojik tanı konulamayabilir veya işlem başarısız olabilir.
MEME BİOPSİSİ NASIL YAPILIR?
Meme biopsileri; Çoğu zaman yukarda belirtilen BIRADS 4, 5 olarak tanımlanan lezyonlara bazen de radyolojik görüntülemede BIRADS 3 olarak olgularda girişimsel radyoloji uzmanı tarafından yapılır. İki çeşit biopsi vardır. İnce iğne aspirasyon biopsisi lezyonda kistik içeriğin olduğu, lezyonun küçük olduğu veya kalın iğne biopsisi için riskli olduğu durumlarda kullanılır. İnce iğne aspirasyon biopsi ile daha çok sıvı veya hücre örneklemesi yapılır. Trucut (Kalın iğne) biopsi de doku düzeyinde örnekleme yapılır. Meme lezyonlarında daha çok trucut (kalın iğne biopsisi yapılır.
Meme biopsileri çoğunlukla ultrason eşliğinde yapılır. Ancak nadiren de olsa ultrasonda tespit edilemeyen ancak mamografide tespit edilen (mikrokalsifikasyon..vb durumlar) lezyonlarda mamografi eşliğinde ve bazı çok özel durumlarda MR eşliğinde yapılabilir.
Meme biopsilerinde hasta sedyeye alınır. Çoğunlukla işleme başlamadan lezyon ultrason ile tespit edilir ve biopsi yapılacak açı ve alan planlanır. Ardından o bölge steril bir şekilde temizlenir. İşlem çoğu zaman tam steril şartlarda yapılır. Ardından biopsi yapılacak alan lokal anestezi ile uyuşturulur. Cilt ve cilt altı doku uyuşturulduktan sonra bu alana kullanılacak iğnenin kalınlığına göre değişmekle birlikte bistüri ile küçük bir kesi atılır ve lezyona uzatılan iğne ile dokudan parça alınır. Meme kitlelerinde solid alan (katı alanlar) varlığında çoğu zaman trucut biopsi (kalın iğne biopsi) yapılır. Alınan örnekler uygun tüplere konularak patolojiye gönderilir. İşlemden sonra biopsi yapılan yer küçük bir pansuman ile kapatılır ve işlem sonlandırılır. İşlemden sonra çoğu zaman herhangi bir hastane yatışı veya hastane takibi gerekmez. Hasta aynı gün günlük yaşantısına dönebilir.
BİOPSİ RİSKLERİ VAR MIDIR?
İşlem riski oldukça düşüktür. Ancak her işlemde olduğu gibi meme biopsi işlemlerinde de riskler vardır. Bu riskler şu şekilde sıralanabilir.
-Lokal anestezi eşliğinde yapılan işlemlerde lokal anestezi ye bağlı alerji
-Biopsi yapılan girişin olduğu yerde kızarıklık, ağrı, şişlik veya çok nadiren enfeksiyon-abse oluşumu
-Meme dokusu ve çevresinde kanama (bu riskler kan sulandırıcı kullanan hastalarda ve kan değerleri anormal olan hastalarda daha yaygındır)
-Daha nadir komplikasyonlar olarak; Meme dokusundan biopsi alma sırasında göğüs kasları seviyesinde veya göğüs bölgesinde şişme ve buna bağlı solunum güçlüğü ve biopsi iğne geçiş yolunda organ veya doku hasarı ve buna bağlı kanama
BİOPSİ SONRASI YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR?
Meme biopsi işlemi sonrası genellikle hastane yatışı ve hastane takibi gerekmez. Hasta aynı gün normal günlük hayatına dönebilir. İşlem sonrası biopsi çeşidine göre değişmekle birlikte genelllikle biopsi yapılan yerin pansumanı bir-iki gün sonra çıkarılabilir. İşlemden sonra o bölgenin 1-2 gün ıslatılmaması, ağrı olduğunda kan sulandırıcı özelliği bulunmayan ağrı kesicilerin alınması tavsiye edilir. (aspirin kan sulandırıcı özelliği nedeniyle genellikle önerilmez)
Anahtar Kelimeler
Meme, Kitle, Ultrason, Mamografi, Biopsi, Girişimsel Radyoloji